Geçmişte Endülüs Emevi Devleti’nin hüküm sürdüğü Endülüs, İspanya’nın güneyindeki İber Yarımadası’nda bulunur. Arap mimarisi etkisindeki tarihi, Flamenko’nun merkezi olması ve UNESCO Dünya Mirası listesindeki yapılarıyla bu bölge, turistleri unutulmaz bir deneyim yaşatıyor.

Endülüs bölgesindeki şehirler Sevilla, Cordoba, Granada, Cadiz, Malaga, Almeria, Huelva, Jaen şehirleridir. Endülüs turu; Sevilla’nın görkemli meydanlarından El Hamra Sarayı’nın büyüleyici bahçelerine, Cordoba’nın tarihi sütunlarından Cadiz’in masmavi denizlerine uzanan bu rotada, unutulmaz bir yolculuk sizi bekliyor.

Büyük Endülüs Turu detaylarını bu yazıda bulabilirsiniz.

Endülüs’e Ne Zaman Gidilir?

Akdeniz ikliminin yaşandığı Endülüs, Avrupa’nın en sıcak bölgelerinden biridir. Temmuz ve ağustos aylarında sıcaklık 40 derecenin üzerine çıkabilmektedir. Ekim ayından ocak ayına kadar ise bölge yağışların etkisindedir. Bu nedenle Endülüs’ü ziyaret etmek için en ideal dönem Nisan ile Ekim ayları arasıdır. 

Endülüs’te yıl boyunca pek çok festival ve karnaval düzenlenir. Seyahatinizi planlarken festival takvimini de göz önünde bulundurabilirsiniz.

Granada Gezilecek Yerler

Granada, Arap mirasının en yoğun hissedildiği yerlerden biridir. İspanyol Emevileri döneminde önemli bir merkez olan şehir, sarayları ve mahalleleriyle bu dönemin izlerini yansıtmaktadır. 1492’de Reconquista sürecinde kaybedilmiş ve böylece İspanya’da Müslüman Egemenliği sona ermiştir. 

Albaicin ve Mirador San Nicolas

Tarihi Müslüman mahallesi olan Albaicin, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alır. Albaicin Mahallesi’ndeki dar sokaklar ve beyaz badanalı evler Mağribi halkının mütevazılığını yansıtmaktadır.

Mahalle yüksek bir tepede kurulu olduğu için şehir manzarasın izleyebileceğiniz birçok seyir noktası bulunmaktadır. Bunların en ünlüsü ise El Hamra Sarayı’nı en güzel açıdan görebileceğiniz Mirador San Nicolas. Özellikle gün batımında mükemmel fotoğraflar yakalayabilirsiniz.

Sacromonte 

El Hamra’ya oldukça yakın olan Sacromonte, Roman kültürüyle tanınan mahallelerden biridir. Bölge mağara evleri ve flamenko gösterileriyle popülerdir. Geçmişte Romanların yerleştiği bu mağaralar zamanla evlere dönüştürülmüştür. Bazıları hala yaşam alanı olarak kullanılırken, bazıları müze ve gösteri yeri olarak kullanılıyor. Bölgenin eskiden nasıl olduğunu görmek isterseniz Cuevas del Sacromonte Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz.

El Hamra Sarayı

El-Hamra Sarayı

Granada’ya hakim bir tepe üzerinde yer alan El Hamra Sarayı, Endülüs’ün en önemli yapılarından biridir. Matematik ve geometrinin zarifliği kullanılarak inşa edilen bu saray, İslam mimarisinin en etkileyici örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir. 

El Hamra Sarayı, MS 889 yılında Roma döneminden kalan surların üzerine küçük bir kale olarak inşa edilmiştir. 13. Yüzyılda Gırnata Emiri Muhammed Nasır döneminde genişletilerek bugünkü ihtişamlı haline dönüştürülmüştür.

Arap sultanına yüzyıllar boyunca ev sahipliği yapan bu saray, dünyada en çok ziyaret edilen yapılardan biridir. Bu tarihi ve kültürel özellikleri ile UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer almaktadır.

El Hamra’yı gezerken Nasır Sarayları, Generalife Bahçeleri, Alcazaba, Charles V Sarayı, Güzel Sanatlar Müzesi gibi önemli bölümleri keşfedebilirsiniz.

El Hamra Sarayı giriş ücreti 2026 yılında 21-22 Euro civarındadır. El Hamra Sarayı biletlerinin, seyahatten 1-2 ay önce alınması önerilmektedir.

Granada Katedrali

Granada Katedrali, dünyanın dördüncü büyük katedralidir. Freskleriyle ünlü katedralin yapımına 1523 yılında başlanmış ve 1704 yılında tamamlanmıştır. Gotik ve Rönesans mimarisini bir arada görebileceğiniz bu yapıda, Kraliyet Şapeli ve kraliyet mezarları da bulunmaktadır.

El Bañuelo

Granada’nın eski Arap hamamı olan El Bañuelo, Müslümanlar için suyun önemini göstermektedir. Reconquista sırasında çoğu hamam yıkılmıştır fakat bu hamam, bir evin alt katında bulunduğu için günümüze kadar ulaşabilmiştir.

Corral der Carbon

Corral der Carbon, Granada şehrinde bulunan en eski Endülüs anıtıdır. Yapımı 1336’dan daha eskiye dayanan yapı kömür deposu, tiyatro ve han olarak kullanılmıştır. Günümüzde ise ücretsiz ziyaret edilebilen bir müzeye dönüştürülmüştür.

Cordoba Gezilecek Yerler

Cordoba, dört UNESCO Dünya Miras Alanı ile dünyadaki ilk şehirdir. Napoli’den sonra Avrupa’nın en büyük ikinci tarihi merkezine sahip şehir konumundadır.

La Mezquita

Cordoba’nın en ünlü yapısı La Mezquita, Kurtuba Camii veya Cordoba Katedrali olarak da bilinmektedir. 785 yılında Abdurrahman tarafından inşa edilmiştir. 1236 yılında Hristiyanlar tarafından katedrale dönüştürülmüştür. Günümüzde İspanya’daki en güzel İslam Sanatı örneklerinden biridir. Dünyada en fazla sütuna sahip olan bu dini yapıda, kırmızı ve beyaz mermerli kemerlerin arasında muhteşem fotoğraflar çekebilirsiniz.

Juderia

Juderia, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan eski bir Yahudi mahallesidir. Burada Endülüs’ün tek sinagogu olan Cordoba Sinagogu’nu ziyaret edebilir, çiçeklerle süslü Calle de las Flores’i keşfedebilirsiniz.

Alcázar de los Reyes Cristianos (Hristiyan Kraliyet Sarayı)

Alcázar 8. Yüzyılda Araplar tarafından inşa edilmiş, daha sonra Engizisyon merkezi olarak kullanılan bir saraydır. Ziyaret sırasında surları, mozaik salonları, kraliyet banyolarını ve portakal bahçelerini görebilirsiniz.

Roma Köprüsü

Cordoba’da bulunan Roma Köprüsü, M.Ö. 1. Yüzyılda inşa edilmiştir ve yaklaşık 20 yüzyıl boyunca şehrin tek köprüsü olmuştur. Köprüye açılan Puerta del Puente ise 16. Yüzyılda yapılmış bir Rönesans kapısıdır ve şehrin estetik noktalarından biridir.

Sevilla Gezilecek Yerler

Guadalquivir Nehri kıyısında bulunan Sevilla, Endülüs’ün başkentidir. Sevilla Katedrali, Alcázar ve Batı Hint Adaları Genel Arşivi UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer almaktadır. 1519’da Magellan dünya turuna buradan başladığı için ‘’dünyanın kalbinin attığı şehir’’ olarak da bilinmektedir.

Plaza de España

İspanyol Meydanı, 1929 yılında İber-Amerikan Fuarı için inşa edilmiş ve daha sonra şehrin simgelerinden biri haline gelmiştir. Meydanda seramik süslemeler, bir çeşme ve kanal üzerine dört köprü bulunmaktadır. Akşam saatlerinde ışıklar yandığında harika bir fotoğraf manzarası sunmaktadır.

Santa Cruz

Santa Cruz, Orta Çağ’da Yahudilerin yaşadığı dar sokaklarıyla ünlüdür. Sokaklarda rengarenk evler ve seramik detaylarını görebilirsiniz. Bölgede Sevilla Katedrali, Giralda Kulesi, Alcazar, Casa de Pilatos, Batı Hint Adaları Arşivi ve Flamenko Müzesi bulunmaktadır.

Batı Hint Adaları Genel Arşivi

1572 yılında yapılan Batı Hint Adaları Genel Arşivi, İspanya’nın önemli ticaret merkezlerinden biridir. İspanyol Rönesansının da en güzel örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir. 1987 yılından beri UNESCO Dünya Mirası listesinde yer almaktadır. Arşivde 43000 dosya ve 80 milyon sayfalık belge bulunmaktadır.

Flamenko Müzesi

Dansçı Cristina hoyos tarafından kurulan bu müzede, Flamenko kültürünü yakından tanıyabilirsiniz. Müze resimler, eskizler ve geleneksel kıyafetlerle Flamenko tarihini sunmaktadır. Müzeyi gezdikten sonra düzenlenen gösterilere katılabilirsiniz.

Sevilla Katedrali

placeholder

Sevilla’nın simgesi olan bu katedral, 1401-1528 yılları arasında inşa edilmiştir ve dünyanın en büyük Gotik katedrallerinden biri olarak kabul edilmektedir. Önceki caminin yerine yapılmış olan katedralde Kristof Kolomb’un mezarı da bulunmaktadır. Katedralin mimarisi gerçekten görülmeye değer.

Katedralin çan kulesi Grialda, eski cami minaresi olarak inşa edilmiş ve şehrin sembolü haline gelmiştir. Hem Müslüman hem Hristiyan mirasını yansıtan bu yapılar Sevilla’nın kültürel zenginliğini en iyi gösteren noktalardandır.

Real Alcázar (Alcazar Sarayı)

10. yüzyılda kale olarak inşa edilen bu yapı, daha sonra saraya dönüştürülmüştür. Başta Mağripler tarafından kullanılan saray, daha sonra Kastilyalılar tarafından ele geçirilmiş ve Hristiyan sarayları eklenmiştir. Böylece bugünkü Mağrip ve İspanyol mimarisinin birleşimi ortaya çıkmıştır.

Sarayda günümüze kadar ayakta kalabilen en eski yapı Kral Zalim Pedro’nun sarayıdır. Kraliçe I. Elizabeth, Kristof Kolomb ve mürettebatını buradan sefere göndermiştir. UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Alcázar, El Hamra Sarayı’ndan ilham alınarak yapılmıştır.

Maria Luisa Parkı

Sevilla’nın en önemli yeşil alanı olan Maria Luisa Parkı, geçmişte San Telmo Sarayı’nın özel bahçesi olarak kullanılmıştır. 1893 yılında ise Montpensier Düşesi Maria Luisa Fernanda tarafından halka açılmıştır. Fransız mühendis Jean-Claude Nicolas Forestier tarafından düzenlenmiştir. Amerikan Fuarı için inşa edilen Plaza de España da bu parkta bulunmaktadır.

Torre del Oro

Guadalquivir Nehri kıyısında yer alan yapı, 36 metrelik tarihi bir gözetleme kulesi ve şehrin sembollerinden biridir. Üç bölümden oluşmaktadır; 1220-1221 yılları arasında inşa edilen ilk bölüm, 14. Yüzyılda Zalim Pedro tarafından yaptırılan ikinci bölüm ve 1760 yılında Sebastián Van der Borcht tarafından eklenen silindirik yapıdaki üst bölüm. Kule günümüzde Sevilla Denizcilik Müzesi olarak kullanılmaktadır.

Endülüs Turlarını İnceleyin

Endülüs Gezisi: Tecrübeli Rehberler Eşliğinde

İspanya